A
B
C
Ç
D
E
F
G
H
I
İ
J
K
L
M
N
O
Ö
P
R
S
Ş
T
U
Ü
V
Y
Z
|
NA NE NI Nİ NO NÖ NU NÜ
|
| Erkek çocuk isimleri | Kız çocuk isimleri |
Nabi: yüksek, yüce, haber veren
Naci: kurtulmuş, selametle kavuşmuş
Nacil: soyu sopu temiz olan kişi
Nadi: haykıran, seslenen
toplantı Nadim: pişmanlık duyan
Nadir: ender, az bulunur, seyrek
Naferiz: göbek düşüren
koku saçan Nafi: yararlı
şifa, hayırlı
gelip geçen, etkili, sözü dinlenen Nafih: genizden gelen ses
Nafiz: becerikli, atılgan, delen, içeri işleyen
etkili, sözü geçen Nahid: venus (zühre) gezegeni
yeni yetişen kız
Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır Nahid-nahit: zühre yıldızı
Nahit: venüs gezegeni, zühre
ergen Nahit (d): venüs, zühre yıldızı
Naki: temiz pak
çok ince, çok temiz, çok güzel, zarif Nakib: bir kavim veya kabilenin reisi veya vekili
bir tekkede, şeyhin yardımcısı olan ve en eski derviş veya dede Namal: adın duyulsun, ün kazan
Namdar: ünlü, şöhretli
Namık: yazar, yazan kişi
Namus: kanun, nizam
ar, edep, haya, ırz
temizlik, doğruluk
Allah' a yakın olan büyük melek Namver: adlı, ünlü
Nami: tanınmış, ünlü şöhretli
Namzet: ay
Nart: cesur, kahraman
Nasıf: ekmek
Nasıh: nasihat eden, öğüt veren
Nasır: yardımcı, yardım eden
Nasr: yardım
üstünlük
kur'an-ı kerim' in 110. suresi Nasreddin: yardımcı, imdada yetişen
dine yardımcı olan Nasrettin: dine yardımı dokunan
Nasruddin: dine yardımı dokunan
dilimizde "nasreddin" şeklinde kullanılır Nasrullah: Allah' ın yardımcısı
Nasuh: öğüt veren
temiz Nasuhi: bozulmaz biçimde tövbe eden
tövbekar Nasib: pay, hisse
birinin elde ettiği şey
Allah' ın kısmet ettiği şey
Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır Nasih: çok öğüt veren
Nasip: hisse
Nasir: yayan, saçan
Natık: düşünen
bildiren, bildirici
söyleyen, konuşan Natuk: iyi söz söyleyen
Naib: vekil, birinin yerine geçen, kadı vekili, şeriata göre hükmeden hakim
nöbet bekleyen, nöbetle gelen Nayır: dost, arkadaş
Nail: ele geçiren, erişen, muradına eren
Naim: uyuyan, uykuda olan
bolluk ve mutluluk içinde yaşayan Naima: özel isim
Naip: vekil
Nazım: tanzim eden, düzenleyen
manzume yazan Nazır: bakan, gözeten
vekil Nazmi: vezinli, kafiyeli sözle ilgili
düzenli
sıralı, tertipli Nazret: tazelik
bakma, bakış
idare, reislik
nazırlık Nazif: temiz
zarif
düzenli giyinen, temiz, pak Nazik: zayıf, kibar
Nazil: yukardan aşağıya inen
bir yere konan, bir yerde konaklayan Nazir: bir şeye benzetmek üzere yapılan şey
Naşid: şiir okuyan, şiir söyleyen, şiir yazan
Naşir: yayan, dağıtan
Naşit: şiir yazan, okuyan
Naşit (d): şiir söyleyen, şiir okuyan
|
|